25 Mayıs 2014 Pazar

Neye Baktım Neyi Gördüm? (Pazartesi Yazıları 4: Tuhaf Bir Pazartesi Yazısı)

Artık her Pazartesi değil, "bazı" Pazartesiler karalamaya devam... Bu hafta ilk defa blogda konuk bir yazar var. Blog kardeşim, öykücü Onur Çalı beni kırmadı, bu hafta bir yazısını paylaştı. Kitapları burada, blogu ise burada. Kendisine çok teşekkür ediyorum.

***
“pazar günleri pazartesi alır beni”
Haftanın Sonu, Pinhani

Balkan göçmeniyiz biz. Ben burda doğdum, annem babam da öyle. Ama anneannem, allah rahmet eylesin, hele alzheimer’ı ilerledikçe oraları anlatır dururdu. Uzun saçlarım vardı o zaman derdi, ne güzel kilimler dokurdum derdi. Bir tanesi bizim evde hâlâ durur. Kırmızısı baskın, eski bir kilim.

Hastalığı ilerledikçe beni unutan anneannem bu halıyı unutmazdı, oraları unutmazdı. Çünkü oraların diliyle konuşurdu. Tamam, Türkçe konuşuyordu ama işte araya Sırpça sözcükler katarak. Katmasa da, Zeki Müren gibi konuşamazdı zaten Türkçe’yi. Pazarertesi derdi mesela. Nedense bunu hatırladım şimdi, bu yazı için oturduğumda. Doğrusu, anneannemin Pazarertesi deyişini hatırladım da oturdum yazmaya.

***

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Neye Baktım Neyi Gördüm? (Pazartesi Yazıları 3)


Yazarlar neden yazıyor? Ben kimim? Neden yazıyorum? 

Benlik sorunu edebiyat alanında irdelenmeye devam edilen önemli ve büyük bir soru. Cevabını kesin olarak bulamayacağımıza inandığım benliğe ilişkin soruların ilki: "Neden yazıyorum?" 

Uzun zamandır eş zamanlı okuduğum kitaplar arasında Metis Yayınları'ndan Murathan Mungan'ın seçtikleriyle "Yazıhane" isimli bir kitap var ve burada irdelenen mesele tam da bu. Diyaloglar etkinliklerinin birinde Ayfer Tunç'un ilk yazmaya ve kendisiyle söyleşiler yapılmaya başlandığı dönemde aynı şeyi düşündüğünü ve bulduğu en güzel yanıtın Walter Benjamin'in Pasajlar isimli kitabında (yazarlar değil de şairler için) yazdığı bir söz olduğunu söylemişti:


"Şair, gönlünce kendisi ve bir başkası olabilme gibi eşsiz bir ayrıcalıktan yararlanan insandır. 
Tıpkı bir beden aramak için dolanıp duran ruhlar gibi, şair de istediği zaman, bir başkasının kimliğine girer. Herkesin kişiliği ona açıktır. Eğer belirli yerler kapalıymış gibi görünüyorsa, bunun nedeni o yerlerin şair için görülmeye değer olmamasıdır."