29 Ağustos 2012 Çarşamba

Mahir Ünsal Eriş - Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde

"(...) Sahi, gerçekten de cennette de âşık olacak mıyız? Orada da kıskanacak mıyız sevdiğimizi ölesiye, öldüresiye. Cennette olabilecek miyiz sevdiğimizle, aramıza ayrılık girmeden? İstememek olmasın orda bari, bırakıp gitmek olmasın hiç olmazsa. Gönül kapıları açık olsun, çalmadan girilsin içeri. (...)" ["Bilye Hikmet" isimli öykü, s. 53.]

28 Ağustos 2012 Salı

KİTAP: Tezer Özlü'den "Eski Bahçe - Eski Sevgi"*



Tezer Özlü’nün 1978 yılında yayımlanan ilk kitabı Eski Bahçe, yazarın 1963 yılından sonra dergilerde yayımlanan öykülerinden oluşuyor. Bu ilk kitap, yazarın 1986 yılındaki ölümünün ardından daha sonra yazdığı öykülerle birlikte Eski Bahçe – Eski Sevgi (1987) adıyla yeniden basılarak günümüze ulaşmıştır.

Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan kitapta yirmi üç öykü yer alıyor. Öykülerden altı tanesi Almanca olarak yazılmış, yazarın ölümünden sonra kardeşi Sezer Duru tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir.

Kitabın arka kapağında yazar, “edebiyatımızın lirik prensesi” olarak tanımlanmış. Yazarın yaşam, ölüm ve cinsellik ekseninde yaşamın anlamını arayan ve yazdığı her türlü metinde bu arayışını hissettiren farklı dili, metinlerin varlığından bağımsız olarak okuyucuyu sarmalıyor. Yazarın bilincinin ve bilinçaltının zaman zaman birbirine karıştığı ve an’ların hiç de sıradan olmayan bir anlatısının ortaya çıktığı anlatılar bunlar. Kitabın adında geçen “eski” kelimesi ile kastedilen yazarın çocukluğu veya yazarın çocukluğundan bilinçaltında kalanlar belki.


27 Ağustos 2012 Pazartesi

ŞARKI ve FİLM: Aşk Üzerine Söylenmemiş Her Şey

Afiş: buradan
Fotoğraf: buradan 
Video: youtube

1995 yılında Zeki Ökten, Yusuf Kurtcenli, Ömer Kavur, İrfan Tözüm, Erden Kıral tarafından çekilen Buluşma, Monte Kristo, Çünkü Onu Seviyorum, Ay Hikâyeleri, Hep Aynı isimli birbirinden bağımsız beş kısa film "Aşk Üzerine Söylenmemiş Her Şey"i oluşturuyor. Film, kocalarının mezarı başında yıllar sonra karşılaşan iki kadının hikâyesini anlatıyor.
Film ile aynı adı taşıyan şarkıda İlhan Şeşen imzası varmış. Ekşisözlükte buradan okuduğum bilgiye göre, Birsen Tezer'in hazırlamakta olduğu yeni albümünde bu şarkı "Ne Tuhaf" ismi ile karşımıza çıkacakmış. Bakalım bilgi doğru mu? Merakla bekliyoruz.
Birsen Tezer'in efsunlu sesinden şarkıyı dinlemek isteyenler için şarkının videosunu paylaşmak istedim:
kalabalık kuytularda boğulur çığlıklarım
kuru bir teselli bulurum ben kendi halime
vazgeçilmez tutkularda kaybolur yaşadıklarım 
dağılıp giden bir sis hâlinde

Not: Gerçekten de Birsen Tezer'in İkinci Cihan isimli yeni albümünde bu şarkının bir benzeri var. Yine de şarkının bu hâlini unutmak mümkün değil.

15 Ağustos 2012 Çarşamba

KİTAP: Ayfer Tunç'tan Memleket Hikâyeleri*

Ayfer Tunç, Türk Edebiyatı'nın öykü ve roman türünde eser veren en önemli yazarlarından. Yazarlık serüvenine ilk öykü kitabı “Saklı” (1989) ile başlamış olan yazarın son kitabı “Memleket Hikâyeleri” (2012). Bu kitap, Ayfer Tunç’un her yeni kitabını dört gözle bekleyen okurlarının beğenisini karşılıyor.

Ayfer Tunç aslında Can Yayınları’nın yazarı. Fakat kendisine İletişim Yayınları'nın Memleket Kitapları dizisi için bir kitap yazması teklifi geldiğinde bu teklifi geri çevirmiyor ve İletişim Yayınları’na konuk oluyor. İşte “Memleket Hikâyeleri” kitabı böyle ortaya çıkıyor. Refik Halit Karay’ın 1919’da yayınlanan “Memleket Hikâyeleri” isimli kitabına da gönderme yapan kitap üç bölümden oluşuyor.
Kitabın "Memleket Yazıları" olarak adlandırılan ilk bölümünde daha çok deneme, anı ve öykü türleri arasında bir tada yakın olan yazılar yer alıyor. Taşra, memleket, millet ve son olarak İstanbul (güzelleme ve ağıt) üzerinden memleket meselelerine toplum olarak nasıl baktığımız anlatılıyor. Kitabın ikinci kısa bölümü olan "Fotoğraflar Anlatıyor"da ise fotoğraflar eşliğinde Bıçakçı Gümüş Ahmet'in hikâyesi anlatılıyor. "Büyük paralar harcayarak şahsi bandosunu kurmuş bir adam olması, elli yıldan fazla bir süre boyunca bando ve klasik batı müziği aşkından vazgeçmemesi onu hikâyenin kahramanı yapıyor." (Kitap, s. 44.) Yazarın eline geçen fotoğraflardaki detaylardan da faydalanarak Gümüş Ahmet anlatılıyor.

7 Ağustos 2012 Salı

FİLM: Toprağın Çocukları



                                                             Afiş, buradan alınmıştır.
Köy Enstitüleri hakkında çoğumuz kulaktan dolma bilgilerle yetiniyoruz. Türkiye'nin kültürel gelişimine katkıları neydi? Neden, nasıl ve kimler tarafından kapatıldı? Hiç merak ettiniz mi? Görüşler çeşitli. Bir de kendi açınızdan konuyu değerlendirmek ve kendi fikrinizi oluşturmak ister misiniz?

Toprağın Çocukları. Yönetmeni Ali Adnan Özgür; oyuncuları ise Erkan Can, Ezgi Mola, Türkü Turan, Şebnem Sönmez, Meral Çetinkaya, Ufuk Bayraktar, Menderes Samancılar, Öykü Çelik, Bahtiyar Engin, Müge Boz, Bertan Dirikolu. Fragmanı şöyle:

youtube aracılığıyla

2 Ağustos 2012 Perşembe

Hulki Aktunç: Merak Böceğinin İstilasına Uğramış Adam*

                                                                        Fotoğraf, bu adresten kopyalanmıştır.
Dün "Dostluk"tan bahsetmişken, (bkz. burada) bugün bir Hulki Aktunç öyküsüne denk geldim, paylaşmak istedim:
"XIII
Bir daha kimseyle Yek-Yek oynamayacağım.
Kendi kendime de.
Yaşlı dostumun dükkânına gitmeyeceğim. Hak etmediği bir dostluk veriyorum ona. Yanlış bir dostluktan incitici ne olabilir?
İleniyorum sanma, eba.
İlendiğim tek şey, yine sözcükler. "...karabatak sökün etti. Artık hiç kimseleri karşılayamayacağımız bu yıl," diye yazmıştım. Büyüsüne kapılıp sözcüklerin. Seni karşılamıştım.
Seni karşılamıştım oysa.
Sözcükler. Bir daha yalan söyletmeyeceğim onlara."
(Hulki Aktunç,  Toplu Öyküler II, YKY, Yek Yek Oynayanlars. 49-50)

Murat Gülsoy'un yazar Hulki Aktunç ile yaptığı söyleşiye ulaşmak isteyenler Sabitfikir dergisinde bu söyleşiyi bulabilirler. 2011 yılının Haziran ayında hayatını kaybeden yazarın "Lodos Düğünü" isimli öyküsü, 28.2.2012 tarihli Ubor Metenga buluşmasında Ayfer Tunç, Murat Gülsoy ve Yekta Kopan tarafından çözümlenmişti. Öykünün çözümlenmesine başlamadan önce, usta aktör Celal Kadri Kınoğlu'nun sesinden öykü dinlenmişti, anımsadığım kadarıyla öyküye eşlik eden müzikler de pek hoştu.

*Yazının başlığı, 28.2.2012 tarihli Ubor Metenga buluşmasında, Yazar Ayfer Tunç tarafından dile getirilmiştir.